
Eskilerden bir resim, ek gıdaya yeni yeni geçtiğimiz dönemler. Defne 5,5 ay dolu dolu sadece anne sütü aldı. Ne su içti ne meyve yaladı. Nedense bu konuda çok tutucu ve dik kafalı davrandım, dışarıdan gelen bütün "su versene yandı çocuk, biraz karpuz suyundan nolur" gibi tüm müdahalelere tıkadım kulaklarımı. Ömrünün sonuna kadar yemek yiyecek zaten bu çocuk, bırakın anne sütünü yarıyorken alsın doya doya değil mi?
5,5 ayın ardından yavaş yavaş meyve sular, çorbalar ve yoğurtla tanıştı Defne. İlk zamanlar yoğurttan nefret etti, hazır mamaların tadına bile bakmak istemedi, zorlamadım, alışır dedim. Zaten kilosu da fazla olunca sakin kalmam kolaylaştı. ve sonuçta kızım beni hiç zorlamadan tüm ek gıdalara alıştı. Kilo almaya da devam ettiği için dikkatli gitmemiz gerekti, hazır mama hiç vermedik, ekmek sadece kahvaltıda ve çok az yedi, makarna neredeyse hiç yemedi. Sebze ve meyveye bayılırdı, hala da öyle. Tüm çorba çeşitleri, sebze, meyve, mercimek (kırmızı, yeşil) ve tavuk türevleri ile balık beslenmesinin temelini oluşturdu. Tuz, şeker ve bisküvi, çikolata gibi aburcuburları 1 yaşına kadar hiç yemedi, tadını öğrenmedi. Bu konuda da çok katıydım, tadsız tuzsuz yemek olur mu gibi müdahalelerle az boğuşmadım ama yılmadım:)
Defne şimdi 15 aylık. Son günlerde sıcaklardandır diye düşündüğüm iştahsızlığını saymazsak yemeyi oldukça seven bir bebek. Ben hala dikkatli beslemeye, tuzu çok az kullanmaya, abur cubur vermemeye çalışıyorum. Zaten karşısında yenmediği sürece görüp isteyebileceği bir durum olmuyor. Şeker, evde yaptığım tatlılar dışında ve çok nadir yediği bisküviler haricinde beslenmesinde yer almıyor. Şimdilik iyi gidiyoruz, iyice aklı erip bazı şeyleri tutturana kadar ben bildiğim yolda devam etmeye kararlıyım. Zaten meyve yemeye alışkın olduğu, çikolata, cips vs. yemediği için ileride de bu tarz yiyeceklere çok rağbet etmez diye düşünüyorum, umarım yanılmam.