
20 aydan sonrası bana hep 2 yaşı hatırlatıyor, artık bebeklikten çıktığını, 2 yaşında kocaman bir kız olacağını hissettiriyor. Artık 10’lu ayları bitti, 20 yaşına gelip artık teenager değilim diye üzüldüğüm günleri hatırladım birden.
Ne yazsam ne anlatsam bilemiyorum, önce olumsuzlardan başlayayım en iyisi, nedense akla ilk onlar geliyor. Öğle uykusu olayı sanırım sona erdi. Hiç ama hiç gelişme yok hatta daha da kötüleşti. Hafta içi hiç uyumuyor, artık hafta sonu ben de uyutamıyorum, hüngür hüngür, içli içli ağlıyor, zaten bana uzak davrandığı için bir de uyutmaya çalışıp benden iyice nefret etmesini göze alamıyorum artık açıkçası. Uyusa bile çok ama çok zor, ağlaya ağlaya uyuyor, ben de buna dayanamıyorum. Zaten artık gece uyurken de beni istemiyor, babam babam diye ağıt yakıyor ve babası uyutuyor. Buna hem seviniyorum (bu zor işten kurtulduğum için) hem de üzülüyorum, beni niye istemiyor diye.
Bazı günler benden iyice uzaklaşıyor, bazı gün o kadar değil. Bazen ne yapsam kar etmiyor, benimle oynamak, benimle birlikte olmak istemiyor, bazen, nadir de olsa, kendiliğinden yanıma geliyor. Çok üzülüyorum bu duruma, bazen çocuğa küsecek noktaya geliyorum resmen, elimden hiçbir şey gelmiyor.
Neyse…

Hala 2 kelimeli cümlelere geçemedi ama söylemediği şey yok sanırım. O kadar çok kelime söylüyor ki aklımda tutmam imkansız hale gelmeye başladı.
Yuvarlağı ve salyangozu öğrendi bu aralar. Uuvalak ve salyangüss diye çok komik bir şekilde söylüyor ikisini de. Nerede yılbaşı ağacı görse ağaç ağaç diye gösteriyor.
Bazen durup dururken koşa koşa geliyor ve unuttum diyor, neyi diyoruz bunu diyerek o an ortada duran yerine koymadığımız bir şeyi gösteriyor, alıp yerine koyuyor.
Sürekli bildiği şeyleri gösterip bu ne diye soruyor, biz de ona ne o diyoruz, cevabı kendi veriyor.
Su vereyim mi diye soruyorum, ver demek yerine, veyim diyor, çok gülüyorum.
Fırça, babun (sabun), babunlu, başka, bida (bir daha), oynatak (oyuncak), perde, muman (duman), patates yeni öğrendiği kelimeler. Hepsini kendisi uygun yer ve zamanda kullanıyor.
Tv kumandasına basıp karıncalı görüntü çıkınca bozuldu diyor, pil takmamızı istiyor.
Uzun kavramını öğrendi. Kışlık montunu ilk giydirdiğimde kolları uzunmuş, kıvırayım dedim sadece. Şimdi her giyişinde, uzun, vıvır diyor bana.
Oyun oynarken halının dışına oturduğunu fark ederse, üşüdüm deyip kalkıyor, halıya oturuyor.
Açık-kapalı, boş, uzak-yakın kavramlarını biliyor.

Defne tam masa başı çocuğu sanırım. Bizim öyle koşmacalı, zıplamalı oyunlarımız yok, bazen ben koş yakalayayım diyorum, bizimki koşa koşa odasına gidip masasının başında çalışmaya başlıyor. Oturarak, bir şeylerin üzerinde çalışarak oynayabileceği oyunları seviyor. Mutlaka yanında biri olmalı ama. Hala yalnız oynamak istemiyor.
Kulplu, yerleştirilen yapbozları gözü kapalı yapıyor nerdeyse, hatta sanırım artık çok kolay bulduğu için yapmıyor. Biz de ahşaptan, normal iç içe geçen türden bir yapboz aldık, 12 parçalı. Başlarda girinti ve çıkıntıları bile denk getiremezken, 1-2 hafta içinde az bir yardımla yapmaya başladı. Ve gerçekten yapmak için inat etti. Ben yapamayacağını düşünüyordum, sadece belki bir daha bulamam diye almış, rafına koymuştum. Odasına gittiğinde her seferinde onunla oynamak için ısrar etti, yapamayınca yardım istedi, bize yaptırdı, sonunda becerdi, hala tam olarak kendi başına yapamıyor fakat uğraşıyor. O yapbozdan bir de kaplumbağayı öğrendi. Boppana diyor, çok şeker.

Kitaplarına veya bebeklik fotoğraflarına bakarken resimlere müdahale etmek istiyor, çok komik. Çorabını çıkaran bir çocuk resmi varsa giy giy diye kızıyor, sevdiği şeyleri al al diye almak istiyor, oturan biri varsa kalk diye emrediyor. Kitaplarının hepsini tanıyor, kitap kutusundaki sıralarını biliyor. Geçen gün ilk defa aldığı kitabını geri kutuya da koydu.
Kelimeleri artık ekleriyle birlikte kullanmaya başladı bu ay. Anne nerde diye sorulunca, mutfakta, oyuncağı nereye koydun deyince oraya gibi cevaplar veriyor.
Dün kaka yapıp yanıma geldi, kalk dedi bana, napacağız dedim, değiştircez deyip poposunu gösterdi. Ne kadar hızlı oluyor her şey, aklımda tutmaya bile zor yetişiyorum. 2 yaşına gerçekten çok az kaldı, hem biraz daha bebek kalsın istiyorum hem de okula, kreşe gidip akşam geldiğinde arkadaşım şunu dedi, öğretmenim bunu anlattı, bu resmi yaptık vs vs diye bıdır bıdır anlatmasını merakla bekliyorum.