B.E.Ö. Etkinlikleri "Yeryüzü Şekilleri"



İnebolu’dan yola çıkıp İzmit’e gelirken yolda durup dağları ve vadileri gösterdim Defne’ye.
Anlattım biraz, anlamadı tabi ama ileride bu resimleri kullanabiliriz diye düşündüm.

Bugünlerde Defne

Son 1 aydır özellikle, çok hızlı bir gelişme ve öğrenme içinde küçük hanım ve aynı hızda da şımarmaya ve huysuzluklara başladı.
İstediği olmayınca birden sinirlenip hüngür hüngür ağlamalar, hem de iki gözü iki çeşme, denk getirirse bize getiremezse kendine hafif hafif vurmalar, elindekini fırlatmalar...
Çok tepki verip pekiştirmek istemiyorum, dikkatini dağıtmaya çalışıyorum ama büyüdükçe bu dikkat dağıtma işi zorlaşıyor ve daha da zorlaşacak sanırım, onu anladım.
Herşey olumsuz değil tabi, konuşma çalışmaları da son hız devam ediyor, zor kolay ayırmadan her söylenen kelimeyi tekrar ediyor, sonra da kendi kendine kullanıyor.
toka (taakaa), bitti, evet, otur, kalk, ver, hüp, attı, tak (gak), aç, cici, nerde
düştü, iç, kapak (babak), muz, elma, benim, bebek (bedek), bıcı, yok (gok)
Bunlar son bir buçuk ayda öğrendikleri, yaşına kadar 3-4 kelime ancak söylüyordu, geç konuşacak sanırken sanırım bizi utandıracak...
Biz birşey ararken o da bizimle birlikte nerde diyerek aramaya başlıyor, ayrıca söylenen herşeyi artık anlıyor ve işine gelirse yapıyor. Dün önlüğünü al anneanneye götür sana taksın dediğimde, önlüğü alıp özenle iki ucundan tutup anneanneye götürdü ve gak diye bildirdi küçük hanım:))
Bir de tokalara takmış durumda, gördüğü an toka diye bağırarak istiyor, tak diye emrediyor, takıyoruz, çıkarmamızı istiyor, çıkarıyoruz tekrar taktırıyor, bu böyle içimiz bayılana kadar sürüyor:)) Ama çok şeker oluyor cidden...

Bu aralar ayrıca oturmaya tek kelimeyle saplantılı, bulduğu her yere oturtulmak istiyor, sandalye, koltuk vs. Ve artık koltuklara tek başına çıkabiliyor...
Bu minik tabureye arkasını dönüp kendini son ana kadar kollayarak oturmayı da geçen hafta öğrendi.

İnebolu'ya Veda

Güneşin denizden doğup denizden battığı tek şehir olduğu söyleniyor, tek mi onu bilemem ama güneşin doğuşu ve batışı burada gerçekten görülmeye değer...
(Kurtuluş savaşında gemilerle gelen mühimmatın Anadoluya taşınmasında çok büyük katkıları olduğunu da sanırım bilmeyen yoktur artık, özellikle Şu Çılgın Türkler kitabında sık sık bahsi geçiyor.)
Yıllar önce çatı katında oturan bir arkadaşımın penceresinden çektiğim manzara bu. İnebolu da burada görüldüğü kadar bir yer işte. Daracık sokakları, tarihi evleriyle gerçekten şirin bir ilçe ama insan 5 sene bu şirin ve küçük yerde yaşayınca hissettiği tek duygu sıkıntı ve bıkkınlık olmaya başlıyor. Herşeye rağmen güzel günler geçirdik İnebolu'da, 5 sene az değil alışmıştık ama artık veda vakti geldi.
İyi dostlar edindiğimiz, çok eğlenip çok sıkıldığımız, tatlı meleğimize kavuştuğumuz bu şehirden ayrılıyoruz.

Kimbilir belki bir gün yine geliriz, Defne ilk 1 yılını geçirdiği şehri merak ederse...

Yolculuk

Sonunda evimizi topladık ve anneme gitmek için yola koyulduk.
Bizi bekleyen yaklaşık 8 saatlik bir yolculuk vardı ve Defne 10 aylık olduğundan beri uzun yola çıkmamıştık.
O zamanlar daha yürümüyordu ve bu kadar hareketli değildi, işimiz daha kolaydı yani.
Araba koltuğunu seviyor aslında ama saatler boyu oturmak konusunda nasıl bir tecrube bizi bekliyor, yaşayarak görcektik.
İlk yarım saat sorunsuz geçti, sonrasında ufak mızırdanmalar başladı, uykusu gelmişti, koltuğunu ufak ufak sallamamla uykuya daldı ve 2 buçuk saate yakın uyudu.
Mola vereceğimiz ve ufak tefek alışveriş yapacağımız Karabük'e yaklaşırken uyandı. Araba durana kadar koltuğunda kaldı yine.
Molada 1 buçuk saate yakın oyalandık, arkadaşlarımızla görüştük ve tekrar yola koyulduk.
Defne bundan sonra hiç uyumadı.
1 adet muz ve 1 paket çubuk kraker oyalamamda bana yardımcı oldu.
Bir süre de yanımızdaki balonla idare ettik. Oyuncaklarıyla çok ilgilenmedi maalesef.
2 saat sonra tekrar mola vermek zorunda kaldık. Moladan sonra yolumuza devam ettik, son 20 dk artık ne Defne'de sabır ne de bende oyalayacak güç kalmıştı, mecburen aldım kucağıma. Ama yine de genel olarak sorunsuz bir yolculuk geçirdik, umarım babaanneye giderken de sorun yaşamayız.
Bu arada güneşi engellemek için aldığımız file güneşlikler hiç bir işe yaramadı, hem güneşi engellemiyorlar hem de defne camda durmalarına izin vermiyor. Güneş sorununa başka çözümler üretmek lazım...

Kuskus Salatası


Geçen hafta gittiğimiz bir arkadaşımda yediğim ve bayıldığım bir salata bu.
Hemen kendi misafirlerime de yaptım, fakat resmini çekemeden bitti:((
İlk fırsatta tekrar yapmalı ve resmini de eklemeli... (Yapıldı ve de eklendi:))
Malzemeler:
1 paket kuskus
bolca dereotu ve taze soğan
kornişon turşu
konserve mısır
tuz, zeytinyağı, nar ekşisi ve bol limon
Yapılış:
Kuskuslar haşlanır, süzülür, margarin konmaz, sadece zeytinyağı ile karıştırılır
Soğuduktan sonra ince kıyılan dereotu, taze soğan, minik minik kesilen kornişonlar ve mısır eklenir.
Nar ekşisi ve limon da eklenerek servis yapılır, yiyenler bayılır:))
Salata bol limonla güzel oluyor gerçekten, 1 buçuk limona yakın sıktım ben, yerken üzerine de sıktım, ekşi çok yakışıyor.

Book Crossing

Umarım yanlış yazmamışımdır, zira bir kez duyduğum bir terim televizyonda.
ABD ve İngiltere'de başlayan bir akımın adı bu
Bilinmeyen bir şahıs okuduğu ve beğendiği bir kitabı ilk sayfasına not düşerek umuma açık bir alana bırakır...
Notta da kitabı bulan kişinin eğer isterse kitabı okuyabileceğini, okursa ilk sayfaya numara vererek okuduktan sonra yine uygun bir yere bırakması gerektiğini belirtir.
Bu şekilde kitabın ücretsiz bir şekilde birçok kişiye ulaşması sağlanır.
İnternette bununla ilgili bir sitede varmış ancak ben bulamadım.
Uygulamak isterim cidden ama kitaplarım da çok kıymetlidir:))
Belki eşimle evlenince pişti olan çift kitaplar olabilir, neden olmasın?

Defne'nin Doğaçlama Oyunları

Elindeki kavanoza topları doldurduğunu görünce hemen işe yarar umuduyla sakladığım badem şekeri ve kulak çubuğu kutularını önüne dizdim. Önce kavanoza doldurdu, sonra yere boşaltıp tek tek kutulara koydu.
Kutulardan da tek tek alıp tekrar kavanoza doldurdu. Benim de biraz yardımım oldu tabii:)
Burda da çantamdan çıkan kurabiye kalıplarını yere dizdim, elinde gezdirdiği kovaya toplamasını istediğimi anlattım, sırayla eğilip kalkarak 1 kere topladı, sonra dağıttı.


Aynı renkteki şekilleri uygun kaplara atması için önüne dizdim
Henüz kendisi beceremiyor ama benim işaret etmemle 2 kere doğru şekilde uyguladı sonra bunları da dağıttı:))



14 Aylık Olduk (Sayılır)

3 gün sonra 14 ayımız doluyor...
Bu ay gerçekten gelişme çok hızlıydı, hemen hemen her söylediğimizi tekrar etmeye çalışıyor defne
Otur, kalk, giy, aç, kapat, bak, oldu, noldu, tamam (mamam) gibi birçok kelimeyi kullanıyor, bazen de kendiliğinden söylüyor.
Yoğurdu görür görmez, kabını bile görse uğut uğut diye koşturuyor.
Kaka yaptın mı diye soruyoruz, başını sallayıp kaka diyor, evet anlamında başını sallamayı da öğrendi.
Bir de eliyle öpücük atmayı öğrendi, zaten 2 aydır şap diye öpüyordu, şimdi de öpücük atıyor.
En sevdiği etkinlik halen attaaa....


İlk diş fırçamızı bugün aldık, leblebi kadar fırça başı var çok şirin gerçekten...
Şimdilik dişlerini kaşıyor sadece, diş macunu en az 1 sene daha yok.

Defne'nin de artık bebek arabası var, adı ise ğhaaan ğhaaan gibi birşey
Gerçi gemi, uçak, araba, bisiklet hepsinin adı aynı.


Kuklalarımız

Banyo lifi olarak satılıyor bu şirin hayvancıklar ama bence kesinlikle kukla olarak kullanılmalılar.
Görür görmez bunu düşündüm ve hemen aldım...
Ah bir de kukla tiyatrosunu yapabilseydim:)

Kelimelerimiz Artıyor

14. ayın içinde Defne
Bu aralar kelime öğrenme hızı gerçekten arttı.
"Koy" en sevdiği kelime sanırım...
Eline aldığı bir oyuncağı getirip başka bir şeyin içine koymamızı istiyor ısrarla
Bir başka sevdiği ve sık kullandığı kelime de "giy"
Herhangi bir çorabı sahipsiz bulduğu an ısrarla bize getirip giyilmesini emrediyor:)
Ördek ne diyor:
-Vak
Bunu babası 1 kerede öğretti
Benim ısrarlı kuzu ve mee çalışmalarım ise henüz sonuç vermedi...

Tuna'nın Doğumgünü Kurabiyeleri

Arkadaşımın oğlu Tuna'nın 3. doğumgünü için annesiyle beraber hazırladığımız süslü kurabiyeler

Çiçek, ayıcık, kelebek, kalp, çam ağacı ve tavşan şeklinde hazırladığımız kurabiyeleri bonibonlarla süsleyip pişirdik.
Soğuduktan sonra jelatinle paketleyip kurdele ve nazar stickerla süsledik.


Kreşteki partide dağıtılmaya hazırlar. Gerçekten çok şık oldu...

Related Posts with Thumbnails