Ev Yapımı Oyuncaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ev Yapımı Oyuncaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Biraz Defne Bir de Oyuncak

..

..
Geçen post fazlaca yakınmış olsam da bugünler de huysuz olduğu kadar da şeker gibi Defne. Fazlaca sevgisini belli etmeyen, göstermeyen, çok düşkün görünmeyen bir çocuk oldu şimdiye kadar. Bu ay ne olduysa seviyorumlar, öpeceğimler başladı. Geçenlerde bir sabah evden çıkmak için hazırlanırken "ben anneyi öpücem" diye geldi yanıma. Yanağımdan öptü şap diye ve "ben anneyi seviyom" diyerek gitti. Nasıl mutlu oldum, nasıl bulutlarda gezdim o gün anlatamam.

Bir de yanağımı sevmesi var ki içimin yağlarını eritiyor. Özellikle uykusu geldiğinde, mahsunlaştığı anlarda ya da gece uyandığında önce sıkı sıkı boynuma sarılıyor, sonra ayrılıp iki elini iki yanağıma yerleştiriyor. Elini yanağıma tam oturtmak ister gibi dikkatli davranıyor bir de. O yumuşacık avuçları yanaklarıma değdikçe ben mest oluyorum. Hareketlenmeye başladığından beri kucakta doğru düzgün durmadığından tadını çıkarıyorum şimdi bu hallerin.

Bazen de durup dururken kucağıma gelip "ben anneyi biraz sevcem" diyor ve yanaklarımı okşuyor yine. Bayılıyorum!

Konuşmaları çok komik oluyor bazen. Biraz ve birazcığı olur olmaz her cümleye sokuşturuyor zaten. Bazen başına, sonuna, ortaya heryere serpiştiriyor. "Ben biraz simit yicektim biraz" gibi. Bir de sadece var, çok popüler. "ben sadece yoğurt yicem sadece" Popüler kelimelerinden biri de madem. O zamanı çok kullanıyordu, bıraktı, şimdi madem zamanı. Bazen çok alakasız yerlere koyuyor, çok gülüyorum. Hatırlayamadım ama şimdi:)

İnsan çocuğu gözlemleyince daha iyi farkına varıyor sanırım kendisinin. O bazı kelimeleri böyle sıklıkla kullandıkça kendimde de farkediyorum aynı kelimeleri. Kullandıkça gözüme batıyor. O zamanı, mademi ben de çokça kullanıyorum, bir de oha var ki o çok fena. Kendimi engellemem lazım, çünkü Defne de durup dururken bazen tam da yerinde ağzı dolu dolu bir "hohha" yı patlatıveriyor.


Bu oyuncağı yeni yaptım. Alttaki topitop standı! Eve dönerken bakkalın önünde duruyordu, o an gözümde canlandı bu oyuncak, kaptım eve getirdim. O boncukları çöp şişlere tek tek silikonla yapıştırdım, gevşek olmasınlar diye. Çöp şişleri maket bıçağıyla tek tek kısalttım, devrilmesinler diye. Ve Defne bir kere bile oynamadı, çok üzülüyorum. Bir daha birşey yapmayacağım diyorum ama dayanabilir miyim bilmiyorum. Bazen döküyor, oynamasını geçtim toplasın istiyorum, onu da yapmıyor. Anne toplasın deyip iyice dağıtıyor. Biz karı koca bayağı topluyuzdur, evi pek dağıtmayız, doğduğundan beri gözünün önünde oyuncaklarını toplarız. Bu çocuk kime çekti bilmiyorum ki:))))
Ama cidden çok dağınık, odasını döküp saçıyor, hiçbir şeyle oynamıyor ve kesinlikle toplamıyor. İnadından yapıyor biraz da, topla kızım bak senin bunlar diyorum, sert sert toplamıcam, anne toplasın diyor. Öğrenir inşallah ne diyeyim:)

Ama gün geçtikçe daha şeker oluyor tüm yaşıtları gibi. Bu dönemler zor olduğu kadar güzel ve eğlenceli de.

Anne Oyuncak Yaptı! / B.E.Ö. Kağıt

Arada derede, bu telaşede defneye 3 oyuncak daha yaptım. Zevk almasam asla yapamam sanırım ama böyle işlerle uğraşmak gerçekten hoşuma gidiyor. Yemek falan yapmayayım, bunları yapayım ben:)
Evdeki büyüklü küçüklü iki kutudan imal ettiğimiz süreklilik kutusu. Kocaya teşekkürler, o da bayağı uğraştı bununla. Çekmeceye düşen topun ön tarafa gelmesi için içeriye hafif bir eğim vermek gerekiyor. Defne topu delikten atıyor, çekmeceyi açıp topu alıyor, tekrar atmadan çekmeceyi kapatıyor.
Aslında bu oyuncağı ilk önce 1,5 litrelik pet şişeden yapmıştım. Pet şişenin boşken yerde sağlam durmadığını, Defne mandalları atarken devrildiğini görünce aklıma hala yarıya kadar dolu olan dalin yumuşatıcı şişesi geldi. Beklemek istemediğimden şişedeki yumuşatıcıyı başka bir şişeye boşalttım, kestim biçtim bu hale getirdim. Delikten elini sokarken eli acımasın diye kenarları birkaç kat bantladım. Dalin şişesinin ağzı çok geniş olduğu ve mandalı oradan atmanın fazlaca basit olduğunu düşündüğüm içinde bir önceki pet şişenin ağzını kesip oraya koli bantıyla monte ettim. Oyuncağı yapma aşaması, yumuşatıcıyı temizlemeye ve şişenin dışındaki kağıtları yok etmeye çalışmaktan çok daha kolaydı. Not: Orijinal fikrim olmayıp yabancı bir blogdan çalıntıdır.

Bu basit puzzzle ı da blogların birinde gördüm ama hangisiydi hatırlayamıyorum yine. Evdeki kalınca bir kartonu elma şeklinde kesip üzerine kırmızı kağıt yapıştırdım ve yapışkanlı asetatla kaplayıp üç parçaya ayırdım. Karmaşık puzzlelardan önce bunula alıştırma yapsın Defnoş.

Son Oyunlar

Bu oyunu yabancı bir blogda görmüştüm. Uzun zamandır uygun malzeme arıyordum. Anneme geldiğimizde, vitrinin üstünde yıllardır tozlanmaktan yorulmuş vaziyette duran eski ama çok eski tavla dikkatimi çekti. Birkaç yıl önce eve gelen çocuklar, nasıl becerdilerse pulların bir kaçını yoketmeyi başarmışlardı. Tamam dedim bizim oyuncağın atılacak parçaları bulundu, kaldı geriye içine atacak bir kutu. Önce dolaptaki şık kuru kahve kavanozuna göz diktiysem de kıyamadım, sonra annemin, bittiği halde atmadığı krem peynir kutusunu hatırladım. Hatta bittiğinde "bunu atmayalım, Defne'ye birşeyler yaparsın belki" demişti bana. Öngörülü kadınmış. Defne uyurken kutunun kapağına kumbara deliği gibi bir delik açıp kolayca hazırladım oyuncağı.
Defne, ilk başta kapağını açıp içine direk tamak istedi pulları, delikten atmayı gösterdiğimde de 1-2 tane atıp kapağı açıp tekrar çıkartmaya çalıştı. Tek başına pek oynamak istemiyor, zaten bu aralar oyun ve oyuncaklar pek ilgisini çekmiyor maalesef.
Bu oyun da Akıllı Bebekler Akademisinden. Üstteki çorabın eşini bulmaca oyunu. Defne çorap gördüğü anda giy giy diye emreder ve mutlaka giymek ister. O yüzden çorabın eşini bulmadan önce giymek istedi genelde ama en sonunda doğru çorabı buldu. Bir daha ki sefere çorapla değil başka bir nesneyle yapmak lazım.

Bunlar heryerde satılan baharatlıklardan. Maalesef cam almışım, gözümü ayıramıyorum oynarken. Bir blogda gördüm ama hatırlayamıyorum, sahibi görürse kızmasın. kendini hatırlatırsa hemen ismini eklerim. Ses tüpleri yapmıştı bu takımla, ben de umarım yapacağım ama çakma ses tüplerini yapana kadar Defne gayet güzel yerine yerleştirmece oynuyor bunlarla.


Oyunlarımız

Bu, yabancı bir blogda gördüğüm bir oyun. Ayakkabı kutusu ile yaptım, kapağı da bantlayıp sabitledim.
Üstteki delikten objeyi atıyoruz, alttan elimizi sokup buluyoruz. Başlarda Defne objeyi atıp alttaki deliğe bakıp kutuyu sallıyordu, elini sokmaya korkuyordu, soksa da bulamıyordu ama birkaç denemeden sonra mantığı kavradı hemen.
Evdeki kırılmayan kapaklı kapları bulup kapak kapatma oyunu oynadık, zaten kapatma eylemine bayılıyor bu aralar, herşeyi ya kendisi kapatmak istiyor ya da bize kapattırıyor.
Dün park halindeyken arabanın içinde bekliyorduk, sıcaktan bunalan anneanne kapısını açtı, koltuğunda oturan Defne de araba hareket edene kadar babak babak diyerek kapının kapatılmasını istedi sürekli:) Neyse anneannemiz kapattı da Defne hanım rahat etti...
Kapatma oyununun dışında mısır tanelerini bir kapta topladık ve kaptan kaba aktardık.
başlarda çok güzel uyguladık, biraz zaman geçince sıkılıp dağıttı tabi...

B.E.Ö. Etkinlikleri "Geri Dönüşüm"

Bu haftaki konu "Geri Dönüşüm" tam benim gibi bir toplayıcıya göre gerçekten. Kullanılmayan eşyaları, ambalajları atmakta hep zorlanmışımdır. Eskilerden yenilikler çıkartmayı gerçekten seviyorum. Mail grubuna henüz üye olamasam da önceden yaptıklarımı eklemek istedim. Zaten bloguma koyacaktım bunları, böylece toplu halde girmiş oldular hepsi:))
Bu şifonyer benim ortaokul yıllarımdan kalma, 2 kapılı bir dolabı da mevcut. Defnenin odası için bu eski eşyaları yapışkanlı kağıtla kaplayıp kulplarını değiştirdik, hiç yoktan bir bebek odamız oldu.
Marketlerde satılan kurabiye kutusu, hazırladığım geometrik kartlar için yıpranmaz bir koruyucu oldu...


Evdeki dergilerden kestiğim resimlerle hazırladığım ifade kartları ve onlara koruyuculuk eden bez kitabımızın ambalajı...


Keo's Zone'da gördüğüm ip çekme oyunu, ben evdeki dondurma kutusunu kullandım, Defne sıkılmadan hergün oynuyor...
Daha önce eklediğim kitap kutusu ve okuldaki artık tahta ve evdeki çıngıraklı toplardan oluşan tıngır mıngır toplar da bu konuya örnek olabilir.
Sıradaki hedefimiz evdeki büyük karton kutuyu bir kukla tiyatrosuna dönüştürmek, hafta bitmeden yapmayı umuyorum.


Tıngır Mıngır Toplar


KK daki aarkadaşım inciboncuk'tan esinlenerek bu oyuncağı yapmaya karar verdik. Aslında babişle beraber yapacaktık ama okulunda yaptırmaya karar verince vazgeçtik.
Oyuncak gerçekten güzel oldu, çıngıraklı bir topumuz var, onu en üstten atıyoruz tıngır mıngır en alta kadar iniyor. Defne'ye bir kere gösterdim ve kendi yapmayı başardı. Çok sevdi yeni oyuncağını, topu atıyor ve en alt kata kadar inişini neşe içinde seyrediyor:))

Geometrik Kartlarımız


Üçgen, Kare ve daireden oluşan şekillerin her rengini ve hem küçük hem büyük boyunu yapıp yapışkanlı asetatla kapladım, resmi henüz bitmeden çekmiştim, sabırsızlanarak, paylaşayım istedim. Henüz tam anlamıyla öğrenemedi defne ama kırmızıyı tanıdığını düşünüyorum. Kartları diş kaşıyıcı olarak kullanmayı seviyor şimdilik...

Kitap kutumuz

Kitapları çok seviyoruz, şimdiden birsürü kitabımız oldu. Onlara ayrı bir kutu yaptık ve salona koyduk, istediği zaman alıp okuyor:)) Ama henüz toplamıyor, dağıtmak çok hoşuna gidiyor.

Kutu sıradan bir karton kutu, yapışkanlı kağıtla kaplanınca bu hale geldi.
Related Posts with Thumbnails